
ben bu yazıyı de morgan kuralları yazılı olan bir fotokopiye yazdım. mantık çok garip bir ders. hem zevkli, hem deli ediyor insanı. p’ler q’lar; kafa ambale oluyor.
geçen gün evin ekonomisine bir el atayım dedim. alışverişti, faturaydı, kiraydı, alacak verecek… bir sürü sayı, rakam… 2 senedir toplama çıkarma adına hiç bir girişimde bulunmamış bünye; 24′den 8′i çıkaramadı.çok hüzünlüyüm be bitli! ama sonunda hesabı bitirdim. baya bildiğin çizgili deftere yazdım hepsini.
e.d. – e.c =bilmem ne kadar
e.c. – e.d= bilmem şu kadar
önemli yerleri yuvarlak içine bile aldım, kenarına not düştüm. benim esra’ya 8 lira vereceğim var; onun bana 9 lira. arada 1 lira fark var aman canım vermesen de olur bile yazdım. baya paragraf falan oldu. şifre çözüyorum sanki. benden başka kimse anlamayacak yazdıklarımı. Okumaya devam et →
ortaya karışık kategorisine gönderildi
|
hayat bir kelebeğin kanatları kadar renkli ama bir o kadar da siyah beyaz. bazen hayat, gecenin ilerleyen saatlerinde göz kapaklarıma oturan dev uyku kadar ağır bazen gardiyan gözyaşalarımın bedenimi terketmesiyle esaretten kurtulan ruhum kadar hafif.
kimi zaman bugüne dek anlatılmış en komik fıkra gibi hayat, kimi zaman elinden çikolatası alınmış bir çocuğun hissettikleri kadar gerçek.
seni anlamak zor iş..
umut, hüzün, varlık, yokluk, rüya, gerçek, sevinç, kahkaha, acı, şaşkınlık, anlamsızlık, mutluluk, huzur…
hepsi birarada, içiçe, iyice yoğrulmuş, çifte kavrulumuş.
yaşadığım bu medcezirlerin sebebi sen misin yoksa ben mi?
dedim ya seni anlamak zor iş hayat. ama yine de eyvallah…
içses kategorisine gönderildi
|

sevgiliyi sevgilisiz sevmek marifet,
bu beşere hep gelir eziyet,
ahirlik sevgili, ömürdeki aşk ile değiştiğinde
ne mecnun kalır ne de leyla bu cihette.
vursa hançerini gönlümün tam orta yerine
ya da sürse beni en olmadık yerlere,
dağlasa yüreğimi kızgın demirlerle,
bilir kalbimi O’na ne niyette.
bu yollar sarp ve zor dedi.
gün geldi yaralarımı gözyaşlarımla sildi,
düşünce elini uzatan başka kim ki,
girsem gül bahçesine batan sadece dikendi.
Okumaya devam et →
özlem gülleri kategorisine gönderildi
|

üç yıl aradan sonra yoğun ve stresli bir üniversite hazırlık döneminin mutlu sona ulaşmasıyla soluğu yengemin memleketinde konya-ereğli’de aldım..
işte seydifakılı köyü, bizim ilk durağımız… birkaç gün önce vefat eden cemil dayı’nın ruhuna fatihalar, yasinler gönderiliyor, mevlid-i şerif okunuyor. konya’ya has temiz, kuru ve sıcak havanın mevlid-i şerifle serinlendiği bir an… ve o anın tadını çıkarmak için kilometrelerce uzaklardan gelip, taa levh-i mahfuzda hesabına yazılan iki dilim etli ekmeği yiyen ve koyun yoğurdundan yapılmış ayranı yudumlayan ben…
Okumaya devam et →
ortaya karışık kategorisine gönderildi
|