cadı(n)ca

çocuk korkularıyla dolu, balta girmemiş bir ormanda, küçük kazanında kelimelerini pişiren bir cadıyım ben.
uçamayan süpürgemle, hayatın arka sokaklarını süpürürüm her gece.
hüzünleri gizlerim, siyah pelerinimle..
kötülükten katı(laşmış) kalpler, buharlaşır büyülerimle…
aslı hakkında
25 kasım önce hasat edilmiş şeker tarlalarında koşturup duran, fırfırlı eteğindeki rengarenk cümleleri, allayıp pullayıp tüm karanlıklara serpiştiren büyümüşte küçülmüş bir kız çocuğuyum hala ben. doğduğumda ağzımı açık unutmuşlar, hafif şekerlenmişim. ondan bu kadar tatlıyım besbelli. bana cümle cümle oyuncaklar, kafiyeli pembe bir çocuksuluk gerek şimdi. Bu sebepten bozdum dilimdeki susları, o da size denk geldi…
Bu yazı
ortaya karışık kategorisine gönderilmiş.
Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
en güzelide bu olsa gerek kötülükten katılaşan kaplerin buharlaşması…
bir porsiyon “aşk” lütfen tatlı cadı.
cık cık cık
umarım bir gün pelerinine ihtiyacın kalmaz..
pisi: bizim kapının önü süpürülmemiş bugün
cadı dersek korku kuşası gibi olacak
bitli cadı diyelim daha sevimli hale gelsin. bitli cadı sağlam büyülerin var mı kısmet açma, düğümleme
kuzucum, bigün iyi kalpli cadılar dünyayı istila edecek sen hiç merak etme o zaman tüm kötülükler buharlaşacak.
gösün doysun seme
aa sizin sokağı unutmuşum ama cadılar insan dimi yetişemiyorum her yere. ben şimdi süpürgeme yakıt ikmali yapıp uçacam sizin sokağa
penguenim, ah penguenim ah, cadı kuşası ha, TDK yı üzerine salacam bi gün
ben düğümleme yapmıyorum uçan, sanada gönderiyorum bir tribişon açasın kısmetini
aslı tribişonla oluyosa yazıyı gören sarılacak tribişona
bu konu önemli bi konu genelde medet umma bu konuda oluyo hurafeye söylentiye
o bir porsiyon “aşk”ı yoksul insanlara dağıtıcam bitli aslı cadısı, hatta ana yemekten önce “insanlık”ta alabilirim, gene yoksullar adına..
anacım böyle bi cadı olabiler mi? olsa olsa ancak aslıdır bu.
hüzünleri gizliyor,kötü kalpleri puflatıyor… sen kazanını yanından hiç ayırma canımcım, o kazanda çok nefis şeyler pişiyor.