
bilsen içimdeki ayaza maruz kalan her hücrem bir bir halsizliklere savruldu.bir sıcak bakış bir tatlı tebessüm hepsini iyi etmeye yeterdi aslında. ama biliyorum olmayacak bunların hiç biri. ben bir başıma yine seni isteksizce uğurladıktan sonra tek başıma kalıp böyle cümlelerime sarılacağım sıkı sıkı. gözlerimi kapayıp belki yarınlarla başlayan cümleler kuracağım kendime. bir içli şarkı açacağım medya pilayırımın (=D) o uzun listesinden. ve yine her zaman olduğu gibi sen bunların hiçbirinden haberdar olmadan yatağında bir sağa bir sola dönüp uykulara dalacaksın. uyandığında tat alamadığın uykulara. cevapsız sorularla uyuyup uyanmak kadar kötü olmasa senin ki(?)
daha ne kadar cümlelerimin üçüncü tekil şahıslarında hüküm sürecek varlığın. ve sen daha ne kadar varla yok arası yoracaksın kalbimi. kelimeler param parça… sesler feryat figan olmadan bitmeli. anlam veremediğimiz her şeye bir isim bulmalıyız. biliyorsun hayat denen bu yolda insan nereye gittiğini bilmeli. gözlerinde isimlerini bilmediğim bir sürü karaltıdan kendimi hala seçememişken korkularım yersiz değildi. yakınındayım evet; ama yanında değilim ki.
izlerini silmeye çalışsamda geçen saniyelerden düşüncelerinin isini… elimden gelmiyor, gücüm yetmiyor. biliyorum susmak iyi geliyor sana söylenecek çok şey varken. ama bil ki bizi bizden koparan bu çığlık dolu sessizliğindir!
dipol, beni anlatmaktan vazgeç
Yaş akar gözüm sızlar,

Ne kalur gerisine,
Herkesun bir derdi var,
Durur içerisinde…
yüreğine sağlık canım…
ama olmadı ki şimdi..
“izlerini silmeye çalışsamda geçen saniyelerden düşüncelerinin isini… elimden gelmiyor, gücüm yetmiyor. ” işte bu cümle ifadeye kafi tüm eksikleri ve hiç tamamlanamayanları belki de…
dilerim yyüreğindeki yapbozun en olmazsa olmaz parçası anlamına kavuşsun tez zamanda…
Aslı ablam seni anlatmaktan vazgecmek,yazmaktan vazgecmekten farksız benim için:)
köşeli portakal boşver genelde olmaz zaten
esved ablacm kimin derdi olmaz bu zamanda ya:pouty:
sevgili düş cok tşkr ederm ve bu arada bir ara bir kahve içelim yalovalılar olarak :))