besle büyüt, yesinler seni!

fare

…. hiç haz etmememe rağmen yine bir doğumgünü organizasyonunun içinde buldum kendimi. ev arkadaşımın ölüme bir yaş daha yaklaştığını kutlayacakmışız. bak sen! neyse ortalığı karıştırmayalım dedik ve yaptık bir şeyler.

kriz bize teğet geçmediğinden pastayı biz yapalım dedik. mekan olarak da bir başka öğrenci evini kullandık.malzemeden ucuza kaçtık biraz. bonibonlu pasta yaptık. kremanın içine bonibon kırıp buzdolabı poşetinin köşesine hepsini sıkıştırıp, bir ısırık yardımıyla delik açtıktan sonra pastamızın üzerine ‘pıt pıt’ efektiyle topakçıklar yapmayı planlıyorduk…
ee malzeme heterojen olunca oluşan şekil topakçıktan çok karikatürlerdeki kakacıklara benzedi. bence mizahi yanı olan bir pasta oldu, hoş oldu. ama herkes benim gibi midesiz olmadığı için olaya el koyup daha estetik bir görünüm vermeyi başardık. muzla, bonibonlarala işi hallettik. hepi börtteyler, hediyeler havada uçuştu. arkadaşımda benim gibi hediyeye tepki  verme özürlü olduğu için, bir başka arkadaş ona playback yaparak durumu kurtardı. gelsin çaylar gitsin kolalar, tavlalar, marslar; olay daha bir eğlenceli hal aldı. bir ara pis 7 liye bağlayıp saatin 1.30 olduğunu farkedince, kendimize çüş deyip misafirliğimize son verdik. zaten bir yerde adam gibi birkaç saat kalamıyoruz ki biz..!

vuvvvv…(rüzgar efekti arkada..)

…gece soğuk ve sisliydi. bana inegölü hatırlattı ama orası daha bir sarımtrak oluyor bu dönemlerde. neyse ne alakaysa. burnumuzun ucunu zor görerek ilerliyoruz eve doğru. hala makaraya devam..

arkadaş: şu sislerin içinden ak sakallı dede çıksa da ikramiye rakamlarını söylese, borçlarımızı öderiz rahata çıkarız değil mi köşeli?
ben: valla gelir gelmez rakamları almamak lazım aslında. niye altın yumurtlayan tavuğun ayağını kesiyoruz ki? birimiz ayartsa şu dedeyi, devamlı gelse, bizi zengin etse, para manyağı olsak, tütünü dolara sarıp içsek fena olmaz mı..? yok öyle birkerede kurtulmak.. değil vosvos, mini alırım o zaman vosvosu da kapını önüne bağlar, sabahları selam çakıp öyle çıkarım okula, hem kim uğraşacak yokuşta ittirme  için değil mi ama. onu da londra seyahatlerimde kullanırım, para bende değil mi sonuçta, hıh..

a: senin de aklın çakallıktan başka bir şeye çalışmaz zaten.
b: öyle.. işini bileceksin bu devirde. hem zaten ayartıyormuş gibi yapıcaksın, iki talı söz, bi bakış yeter.. gelmiş 70 yaşına, daha ne olsun.!
a: hıhı

derken elimde çiğköfte dürümle ağzım yana yana eve yürürken buldum kendimi. bakkal sülo kapatmış, bak üzüldüm şimdi. o ayrı bir alem zaten. adamın birkere fazla para üstü verdiğini görmedim hep eksik veriyor çakal..

güle eğlene, asansöre kafa tuta tuta girdik içeri. bu gün farelerimi doyurmamıştım. hemen bir yaprak marul alıp, suratıma çocuklarını doyurmaya giden anne ifademi takınıp vardım yanlarına. parçalayıp attım kafese.. ama dur bi terslik vardı! herkesten önce kayaktan aşağıya inen anne bu sefer evlerinin penceresincen kafasını uzatmış gözleri kapalı öylece bakınıyordu.. etrafta pis bir koku.. şöyle bir dürtükledim ses yok. ölmüş müydü yoksa? evet ölmüştü, hatta öldürülmüştü.. evin çatısını kaldırdım bir de ne göreyim? yavrularla baba bir olup anneyi yemişler..! bir kötü oldum ki sormayın. sen gözün gibi bak, pisliğini temizle, karnını doyur. onlar bir kaç saat aç kaldı diye yesinler seni. hayvanın bir tek kafasını bırakmışlar. içini dışını her yerini yemişler. diğerlerinin üstü başı kan içinde, olay mahali cinayet kokuyor. o anda tiskindim hepsinden. dokunmak istemedim artık. anneyi, daha doğrusu geriye kalan kafasını alıp çöpe attım. kafesi temizledim. diğerlerini de tekrar içine yerleştirdim. ve bir hayal kırıklığı daha… o andan sonra evde barındıramazdım onları. ensest bir ilişki içinde görünce babayı, yuh diye diye bir hal oldum. iğrendim, tiskindim, sinirlendim, kapıları vura vura , yüreğime taş basa basa, ertesi gün hepsini vermeye karar verdim. kim alırsa alsın umrumda değildi bu saatten sonra.. pislik şeyler.. ıyy..

bir nebze benim suçum. hayvanları aç bıraktım. ama onlarda en ufak birşeyde analarını yemişlerdi, hak mı bu şimdi..

ve köşeli olarak farelerden uzak durup balık ahalisine açılım yapmaya karar verdim, en azından birbirlerini yemiyorlar.. değil mi ama..!

Bu yazı ortaya karışık kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

12 yorum var

  1. Tekvin der ki:

    “ıyyy” bencede. senin bu lay lay lom yazış şekline bayılıyorum nerdende bulup buluşturup takıp takıştırıp böle anlatıyorsun valla tebrik ederim baya bildiğin tebrik işte canım tefkif değil.
    balık işine girecen ya sen şimdi onlarda yer birbirini haberin ola hemde göz kafa dinlemeden ama temizlerdir tertemiz zaten suyun içinde pis duracak halleri yok ya dimi :biggrin:

  2. minn der ki:

    üçüncü sayfa haberi gibi olmuş. benim kuşlar da yavrularını yemişti-hem de tokken. hatta balıklarım da yedi yavrularını, ayırdığımız halde yavruları havuzundan akvaryuma kaçanları elektrikli süpürge gibi götürüyolardı maşallah. senin balıklar nasıl olur bilmem ama bizimkiler evdeki psikopat havadan kafayı yemiş olabilirler:) üzüldüm:(

  3. esved der ki:

    iyi olmuş iyi, yoksa sen bunları bi türlü bırakmayacaktın :wink: bak herşeyde bir hayır vardır :biggrin: :tongue:

  4. aslı der ki:

    bunları gördüğümde başlarından yarım saat ayrılamadım. gözlerimi ayırmadan bekledim. çünkü cidden her an birbirlerini yiyecekler gibi duruyordu. hatta kardeşlerinden birini yediklerinden çok endişe etmiştim. belliydi bunların böyle bir şey yapacağı hıh :cwy:

  5. tekvin; teşekkürler.
    minn; şansımı bir de balıkta deniyeyeim ne kaybederim ki.. :wink:
    esved; vardır tabi bir hayır,ama olan anaya oldu.. :pouty:
    aslı abla; kırmızı gözlülerden korkacaksın zaten.. :ninja:

  6. düş der ki:

    köşeliiii inanmıyorum bu da mı gelecekti başımızaa, eyvahlar olsun eyvhlar. bu fareler böyle hayvanlarmıymış yahu çok şaşırdım, innamadım, gözlerim karardı okurkene son cümleleri. bu durum eminim seni çok sarsmıştır. bence hemen aşka bir hayvan olayına dalma, bekle biraz üstünden zaman geçsin, miden yerleşsin, sağlıklı düşün, vıykk :sick: çok fena yaaaaa… ne dicemi bilemedim valla kal geldi :ninja:

    olay mahaline hemen bir savcı tayin etmeliydi, bu aile trajedyasının çok başka alt sebepleri olabilir bak ben saa diyim, demedi deme haa :sad:
    :happy:

  7. Renksizlik bağımlısı :) der ki:

    babayla çocukların işbirliğine bak cık cık cık . ne biçim de bir organizasyon, çok fena çok :blink:
    köşeli kaplumbağa da demiştin biara, bu hadiseden sonra onlardan da uzak dur, kendinden küçükleri yiyebiliyorlar :wink:

    en iyisi kedi kedi, bir bulsam sarılıp uyucam valla :))

  8. düş; o kadar etkilemedi olay beni merak etme.. :wink:
    renksiz; hayvan işte..hem kedilerde de var o mesele kaçış yok..

  9. sanem der ki:

    ayyyy inanmıyorum bak sen şunlaraaa :devil: oofff anneye üzüldüm ama yapacak birşey yok.Allah beterinden korusun canım.yazın bir harika olmuş.Daha önce harika yazdığını söylemişmiydim? :blush:

  10. uçan penguen der ki:

    ah şu bakmasını bilmeyerek ısrar ettiğimiz hayvan besleme merağımız :getlost: abicim sen uzun süre hayvan besleme balıklarda birbirini yiyo merak etme hem çabuk ölüyolar :wink: sana sanal bebek alayım onla takıl :lol:

  11. sanem sağolasın..
    abi aşk olsun ama.. :unsure: :tongue:

  12. Turn_The_Page der ki:

    insanlar birbirini yiyorlar be ablacım hayvanlar yemiş çokmu:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

:angel: :angry: :blink: :blush: :cheerful: :cool: :cwy: :devil: :dizzy: :ermm: :face: :getlost: :biggrin: :happy: :heart: :kissing: :lol: :ninja: :pinch: :pouty: :sad: :shocked: :sick: :sideways: :silly: :sleeping: :smile: :tongue: :unsure: :w00t: :wassat: :whistle: :wink: :wub: