
….fonda kültürkarmaşası müzikler, saat epeyce geç olmuş. sınavlar bitmiş ve o akşam dışarı çıkılmış hepberaber. arkadaşları geç olmasına rağmen yemeğe gelmiş. yemekler yenmiş. hafif bi can sıkıntısı hakim bizimkinde. nedeni meçhul. birazdan anlayacak belki de. gitsinler diye gözlerinin içinde bakarken tam da telefonunda sevdiği bir arkadaşından mesaj. birinin doğumgününü hatırlatıyor ve birşey yapılacak mı diye soruyor ve sohbete çağırıyor arkadaşı ve gidiyor bizimkisi. ortamın saçmalığından uzaklaşmaya ihtiyacı var zaten.
- sen ne kadar iyi bir insansın öyle hemen geldin…
- öyleyimdir.
….ve bilindik sohbetler
ama konuşma ilerledikçe çözülür birşeyler, konuşma ilerledikçe dökülür birşeyler ve karşındakinin de senin gibi olduğunu anlarsın. uzun zamandır adını koyamadığın ama hep içinde olduğun durumu tek kelimeyle özetleyen biri vardır karşında. o söylemeden sen tamamlarsın cümlenin gerisini. yüzlerde bir tebessüm oluşur aynı anda..
mutludur çünkü kendini tanımlayabilmiştir o an. ve bunu uzun süredir tanığı fakat hiç böyle olduğunu farketmediği birinin yapması gariptir. nasıl da aynılardı alsında.. o an kendisini belli yetenekleri olan ama insanlara anlatmaya çekindiği, anlattığı zaman saçma karşılandığı, anlaşılmadığı için bir köşede kendi halinde yaşayan biri olarak görüyor, onun çıkıp gelmesiyle keşfedilmiş biri gibi hissediyordu. bilim kurgu dizi-film gibiydi sanki herşey.. sıradan bir gündür ama çıkıp gelmiştir işte biri ve kendi varlığını ona tanımlamıştır. tam da olan buydu işte..
sabah ezanına kadar sohbet ettiler. sanal bir alemdi ama fikirler ekranda somutlaşıp içine akıyordu. her şey öylesine düşündüğü gibiydi ki; her cümlenin sonu yesss! şeklinde bitiyordu. ikisi de sohbeti sonlandırmak istemiyordu. böylesine aynı dilden konuşan iki kişi birbirini bulmuşken olacak şeymiydi.
neden sigaraya başladığını anlattı ona, kimi sevdiğini, kimden ayrılmak istediğini. iradesizliğini. hikayesinin zamana sığdırabildiği kadarını anlattı. ve o, anahtarının ne olduğunu söyledi ona. aslında zaten sürekli parmak arasında olan bir şeyin adını verdi. neden yazmaya başladığını anlattı tekrar. iyi ki vardı o anda. öyle iyi gelmişti ki… ve ertesi günü sabırsızca bekledi. daha bir sürü şey hakkında konuşacaklardı. elinde bulunan cümlelerin tek kelimelik özeti ondaydı. sabırsızlıkla bekliyordu…
iyi ki varsın!.
…ve o da bir kelebekti.
Ne kadar güzel bir yazı yazmışsınız. Aslında sitedeki bütün yazılara hayran kaldım diye bilirim. Ama ne yazk ki üyelik bütonu bulamadım.
Ara tara tırım tırıs yok! misali mi yoksa ben mi bulamadım
ve adam bağırmış sessiz,yıldız dolu,Ay dolu gökyüzüne…
-orda kimse yok mu!!! heeeyy!!! beni duyan biri yok mu!!! lanet olsun yok mu kimse!!!
Ve beklese de hiç bişi olmamış. toprakların ıssızlığında, yalnızlığında kendini bulmuş sadece… Beklerken sinirlenmiş ve elindeki sopayı hızla vurmuş üzerine oturduğu taşa… Tam o anda ay ışığında,karaltılar farketmiş taşın üstünde. Eğilip yakından bakınca gözlerinin içi gülmüş,sevinmiş adeta… Bir adam figürü varmış taşın üstüne kazınmış… Ve yıldızlar… Adam yıldızlara bakıyormuş ve gülümsüyormuş…
O gece anlamış işte,aslında yalnız değilmiş…
rüzgar; teşekkürler..butonu çok gizli bir yere sakladık.uslu bir çocuk olabilirsen belki bulabilirsin…
kasyacı; o gece anlamış,iyi ki anlamış..
şanslıymış,herkes o kadar şanslı değil…
asıl şanslı benim..
dünyadaki en güzel duygu anlaşılmak ve bilinmek. bende o şanşlılardanım
henüz büyüyüp kelebek olmamış bir tırtılın ve çoktan kanatlanan bir kelebeğin hikayesi bu bence. ve birinin doğum günüsünde bir şeyler yapılabilirmi konuşması için bir araya gelinmiş bu hikayede, sohbetin büyüsüyle, doğum günüsü olan kişinin unutulduğu bir hikaye. tırtıl tarafından bir sms le geçiştirldiğine eminim nedense. kelebek ise kelebekliğini naifçe yapıp farkını ortaya koymuştur bence.
yinede güzel bir gerçek hikaye.zira insanın en çok ihtiyacı olan şeymiş anlaşılmak. çünkü insan yalnızdır ve tek dileği yalnızlığından kurtulmak…
esved abla; sevindin senin adına..
aslı abla; bu hikayedekiler tırtıl değil,aman olmasınlar..
yorumumu bir daha oku köşelicim, eminim söyleyecek daha fazla şeyin olacaktır. belki de tırtıllığını kabul etmek gibi
yorumumu birdaha okudum ablacım hikayedeki iki kişi de tırtıl değil..
hmmm sen neden sadece tırtıla bu kadar takıldın anlamadım, neyse uzatmayacağım. sen öyle diyorsan peki…
piki:
köşeli yaşanılmış güzel yazı için teşekkür ederiz..
aslı ; “zira insanın en çok ihtiyacı olan şeymiş anlaşılmak. çünkü insan yalnızdır ve tek dileği yalnızlığından kurtulmak…” mesele aslında bilinmekliğe dayanıyor. bilinince yanlızlık ortadan kalkar mı acaba? bilindikce bir mi olunur ki? bilen mi, bilinen mi yanlızlığından kurtulur.
bide tırtılmı kelebekten kelebekmi tırtıldan çıkar
amma soru sormuşum ne kadar safım allahım
teşekkürler tekvin..
@tekvin; anlaşılmakla ilgili yaptığım yorumla, anlaşılamamaktan muzdarip kişi olarak, güzel irdelemene şimdilik yorumsuz kalacağım, bilahare
ene ne oluyor burda kim kelebek kim tırtıl yaww
ben sümüklü böcekim
aslı ablacım sanırım ben seni anladım,ama ben başka bi mevzu üzerine dikkat çekmek istemiştim sanırım olmadı,ama yine anlaması gereken anlamıştır onu..neyse nerelere gedik.
esved abla; sen de böcek ol gülelim,eğlenelim,zıplayalım…
ben ne olayımmm:) köşelim yüreğine sağlık.Ömrün uzun olsun.Kelebek rengarenkliğinde yaşa.
.Aklıma burayı ilk keşfettiğim gün geldi.nasıl da sıkılıyordum,umutsuzdum,umutsuzca net de dolanırken birden adı bit ve limondan oluşan,daha ilk anda beni içine çeken bir siteyi keşfettim.yazılara gömüldüm.ilk keşfettiğim bu güzel sitedeki bir arkadaşın(sonradan can aslım olduğunu öğrendiğim ve asla kopamadığım sıcaklığıyla) ancak bir candostun bir candosta yazacağı o sevgi dolu satırları keşfettim.okudukça okudum.Aslı’ya iki güzel video eşliğinde sevgilerini ve gitmemesi gerektiğini anlatıyorlardı.candostluğu görünce öyle ağlamaklı oldum ki.Aslım zaten gidemedi okuyunca çok şükür.işte böyle bir zaman da daimi misafir oldum ve olacağım.Gün geçtikçe birçok Bitli arkadaşımız katıldı ve gittikçe büyüdü bu sevgi bağımız.İnanıyorum kii yıllar yllar boyu nice yazılar yazacksını ve biz de zevkle okuyacağız.80 aşında bir nine olarak torunlarıma da anlatacağım.:)
uzaklarda da olsam(misal)hep kalbimde bitlilimon sitesinin dostluklarını,sevgilerini,özlemlerini,hayata dair düşlerini anlattıkları yazılar canlanacak.Asla kopamayacağım.Size 41 kere maşalllah diyorum.Bunları yazmak içimden geldi.:)
@sanemcim, nerelere götürdün beni, bende o günü çok iyi hatırlıyorum. ve sonrası…evet o günden sonra sen bizi hiç yalnız bırakmadın. sen bitlilimonun bir parçasısın unutma
canımm sağolasın biliyorum. ;)
yaaaa bende biliyorum ki o videoları bende aslıyı çok seviyorum bende bitliyim banane banane
ne biçimde kıskandım, beni de sevin :))