hayat sana söylüyorum

bir yeni yüz eksilttim yüzlerimden…
şunca zaman durdum üzerimde de,
bunca zaman kaldın benimle de,
ben sanki ileriye gideceğim,
artacağım, büyüyeceğim yerde…
gitgide küçüldüm sanki be.

“a place for my head” kadar agresif içten içe,
her şeyi, aynı anda istedim.
hem yazdım, hem söyledim, hem oynadım,
ama zaman, sanki sen bana yer açmadın.
bir sağa bir sola sürerken bedenimi,
hiçbir durağa ulaşamadım.
sefere giderken yolda telef olan asker kadar
israflardayım be hayat…

ne istediğini bilmeyen bir benmişim gibi bakma!
bakma bana öyle hayat, bakma derin gözlerinle.
sen öyle sığsın ki birçoklarına,
derinsin dersem sığ olurum ben de.

nasıl bir öğretmensin arkadaş?
hiç kaybetmeden öğretemez misin sen?
hadi kalk silkin tozlarından da,
bitmeden ilham ver yine…

gitmeden, gel hayat…
beni nereye gittiysem ordan
geri getir hayat.
getir beni bana,
beni onlara,
ve onları da yeniden bana…

güzelliğe boğ beni yine,
biliyorum, cennetin gölgesi vardır üzerinde.
güzelsin biliyorum hayat,
sadece göster kendini yine.

kasılmalar bitince,
ruh bedenden çıkmaktan vazgeçince,
fırlat okunu topuğuma,
düştüğümde bir meltem estir
tüm kapatamadığım yaralarıma…
ölümsüzlüğüm giderken benden,
ölümsüzlük damlat dudaklarıma.
anlayayım ki ölemem burada…
anlayayım ki güzel bir sebep var ardımda…

güzelliğinle getir ölümsüzlük kapısını da.
çünkü güzelim ben, güzelim içimde.
çünkü çocuğum ben hayat,
hem seni anlamaya, hem büyümeye,
hem de karmaşanı çözmeye,
çok çocuk kalırım yüz yaşımda.
ama çocuğum ben, çocuğum hayat.
kızma ne olur bana…

ha bir de…
hayat sana söylüyorum,
tanrım sen anla…



kasyacı hakkında

Birdir bir oynayan çocukluğu hala zihninin bir köşesinde takılımş bozuk bir plak, büyüdüğünü anlayamamış, gücü olsa adalet dağıtmakla israf edecek saçma kişilik... Ha bi de, kasya şehrinin gardiyanı... (bkz. Şehr-i Kasya)
Bu yazı içses kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 yorum var

  1. esved der ki:

    ne denebilir ki müthiş bir yazı…
    “çünkü güzelim ben, güzelim içimde.” çok güzelsin çok :blush:

  2. Nâdi Kalemdar der ki:

    evet çok haklısın esved… ben de diyecek bir şey bulamıyorum… :unsure:

  3. zaliha der ki:

    “derinsin dersem sığ olurum ben de” ama ben de çok beğendim dersem sığ olmam herhalde :smile:

  4. düş der ki:

    koş çocuk koş yoksa düşersin,
    düş çocuk düş yoksa tutarsın,
    tut çocuk tut yoksa kaçarsın,
    kaç çocuk kaç yoksa kal(a)ırsın – (bkz. ünlü daralması..
    :lol:

    bu duadan birer cümle de bana tekrarlamışsındır artık, saol varol, hoparlörün sesini aç, mutlu ol :happy:
    sen konuş ben sus ol :getlost:

  5. kasyacı der ki:

    esved: o senin güzelliğin desem klişe olur ablam ama hakikaten de öyle. :happy: benim ablişim bana ne güzel de görseller bulurmuş öyleee… :happy:

    nadi: eyvallah nadicim, beğenmene sevindim. :blush:

    zaliha: hayata “çok derinsin, çok anlam var altında, ah hayat şöylesin” demek benim gibi sığ birine kadar düştüğü için, hayata derin dediğimde, sığlığımı hisseder oldum. o yüzden öyle yazmıştım. beğenini dile getirmek sığlık değil, olsa olsa büyüklük olur bence zaliha. :blush:

    düş: sen sus olma, pus olma, düş kal, düş ol… :wink:

  6. esved der ki:

    eheheee güzelim di mi :tongue:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

:angel: :angry: :blink: :blush: :cheerful: :cool: :cwy: :devil: :dizzy: :ermm: :face: :getlost: :biggrin: :happy: :heart: :kissing: :lol: :ninja: :pinch: :pouty: :sad: :shocked: :sick: :sideways: :silly: :sleeping: :smile: :tongue: :unsure: :w00t: :wassat: :whistle: :wink: :wub: