arıza haller durumu 8

arızalı kişiliğim gelişimini sürdürmekte idi ve bu kaos içerisinde aşık olmuştum… ilk aşk sendromu, imkansız aşk gibi hadiseleri irdeleyelim şimdi de…

yine geçmişe ufak bir yolculuk… 4 yaşlarındaydım aşık oldum… yani sanırım bu bir aşktı. gözlerine bakmaya doyamıyordum, hergün elimde fotoğrafı oraya buraya gezinip duruyordum. arada bir fotoğrafını öpüyor bazen yanımda olmadığı için ağlıyordum her gece ve öğlen rüyalarıma giriyordu. beraber oyunlar oynuyorduk herkese onu soruyordum anladım ki çok önemli biriydi…

bir sürü hikayeleri vardı. benim aşık olduğum adamda böyle biri olmalıydı zaten. ama neden göremiyordum, yanına gidemiyordum? beni tanımıyor muydu? ama rüyalardan bir tanışıklık olmaydı aramızda. benim bu meraklarım neticesinde beni onun kaldığı yere götürdüler. arabada çok heyecanlı ve meraklıydım gidiyordum aşkımın yanına. büyük buluşma bu gündü. büyük bir alana geldik arabayı park ettik… askerler karşıladı bizi. uzun bir yoldan yürümeye başladık, bir sürü taştan aslanlar vardı… sevdim aslanları hiç de saldırgan değillerdi. aslanların anlamını hala kavrayamamıştım. heyecandan bütün aslanları seviyor, elliyor, üstlerine biniyordum. sonra bu uzun yol bitti büyük merdivenlerden çıkmaya başladım çok yorgun ve heyecanlıydım. ama aşkım gelmedi yanıma. bizi kapıda karşılayan askerler aşkıma haber vermemiş olamazlardı. elimden tuttu askerin birisi… içeri girdim. içeride dedim “oooo tamam tabi yaa, yanıma gelecek hali yok ya… ben onun yanına gitmeliyim” ama yine de yoktu orada. asker bana nasıl durmam gerektiğini söyledi… bacaklar birleşik, umuzlar dik, baş hafif önde… ama aşkım neredeydi hala yoktu… o bir dakikalık sürede birşeylerin ters gittiğini anlamıştım. sanırım o’nu göremeyecektim. o’na birşeyler olmuş olmalıydı. ama bu durumun farkında olmayan bir tek bendim… bende fark etmeye başlamıştım aslında… daha önceden ölümün ne olduğunu bilmiyordum. bir keresinde dedem ölmüştü ama ben onun öldüğünü, gömüldüğünü hiç görmemiştim… ölmek neydi? ölmek bir yere gitmekti benim için… bahçeli bir eve taşınmaktı… hiç dönmemecesine…

aşkım da gitmişti ama onun evi biraz daha farklıydı. kocaman mermerden bir evdi. aslında evi orada da değilmiş mozeleyi de ilk o gün duydum. orada olmadığını da… asıl evinin yolu farklı yerdeymiş. o yoluda gösterdiler herkes bilmezmiş… yıllar sonra gittim yine oraya. ama o yolu bulamadım…

dönüş biraz daha acıklıydı benim için. hayal kırıklığı vardı. kafamda yeni kavramlar oluşmuştu. ama mutluydum. ben göremesemde aşkım beni gördü. meğersem yıllar önce ölmüş benim aşkım… sanırım benden de yaşça büyüktü. ama o yaşlarda bu tür kavramlar olmuyor insanın kafasında. ölüm, yaş farkı, imkansız aşk… o zaman bir şeyi çok iyi biliyordum. ben o’na kavuşamasam da onu ölene kadar sevecektim hâlâda seviyorum…

Bu yazı arıza haller durumu kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

:angel: :angry: :blink: :blush: :cheerful: :cool: :cwy: :devil: :dizzy: :ermm: :face: :getlost: :biggrin: :happy: :heart: :kissing: :lol: :ninja: :pinch: :pouty: :sad: :shocked: :sick: :sideways: :silly: :sleeping: :smile: :tongue: :unsure: :w00t: :wassat: :whistle: :wink: :wub: