herşey tamam ama…

hediyeleri saklayabilirim, zamanla hatıralar da unutulur, acıya zaten alışırım, şarkıları dinlememeye başlasam iyi olur, hepsine ok, herşey tamam da bir dünya masal var yeni, onları ilk kime anlatacağım, yarım kalan şarkıların devamını ilk kime dinleteceğim, işlerimi kiminle konuşacağım… bilemiyorum…
serat hakkında
yıl 1985, dünya başına geleceklerden habersiz... havanın nasıl olduğunu hatırlamadığım bir mayıs günü... ve bir anda gözlerimi açmışım. daha sonra ailemin yedinci çocuğu olduğumu ve yaşadığım yerin bursa/inegöl olduğunu kavradım. burada liseyi bitirdikten sonra ingilizce öğretmenliği okumak için eskişehir'e geçtim, sonra da çalışmak için istanbul'a. sonra da illüstratör olarak iş yapmaya başladım. bir gün gry abi ile otobüste giderken "seninle bi site kuralım mı?" deyince de "ay bilmem ki, elalem ne der sonra" deyince bitli limon macerası başladı.
Bu yazı
sıkıntı kutusu kategorisine gönderilmiş.
Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
ona benzeyen ilk gördüğün kadına anlat masallarını, ilk başta şaşırıp korkacaktır, daha sonra da kadın hafif bir tebessüm atacaktır, söylediklerin için değil, yüzündeki çaresizliğe…