“O” bilir

“Gaybın anahtarları O’nun katındadır. Onları ancak O bilir.
Karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir.
Yaş ve kuru ne varsa apaçık bir Kitap’tadır.” (En’am, 59)
Doğu – Batı

Doğunun ezgileri kulağıma hep inişli çıkışlı dalgalanan bir yay gibi dokunur. Batı ezgileri ise köşeleri olan zigzaglar gibi… Batının kesinciliğine karşı doğu hep muammalı hep müphem. Aradaki fark tarif edilemese bile her zaman hissedilir. Ben doğulu muyuz, batılı mıyız tartışmalarına girmekten hep çekinmişimdir. Belki de bunun muammada kalması benim doğulu karakterimden kaynaklanıyor olabilir.
Batının sevgi, barış, dostluk, gönül bağı, yürek gibi soyut kavramlar karşısında yetersiz kaldığını görebiliriz. Fakat bunun yanında özgürlük, adalet, hak, eşitlik gibi soyut kavramlarda ise şuan dünyanın hocalığını yapıyor. Doğuda insana karşı duyulan müspet duygu düşünceler batının anlayamayacağı fakat hissedebileceği türden bir şeydir. Her şeyin rasyonel bir şekilde tanımlanıp tarif edileceğine inanan, pozitivist bir pencereden bakan batı, grilikleri, kırçıllıkları göremez olmuş. Doğunun o dalgalı estetiğini tanımlayamamış.
Diyalogum, Diyalogsun, Diyalog ! #1
Öylesine havadan sudan diyaloglardır, hepsi hayal ürünüdür, gerçekle uzaktan akraba, yakından tuhaftırlar. Güldürebilir fakat güldürmeye de bilirler. Eğer soğuk hava gibi Balkanlar’dan esip de hasta etmezse, devamı gelebilir fakat… Gelir, gelir.
-İnsanın ömrü sayılıysa, daha az uyuyarak ömür uzatılabilir.
+Harika, insanın saçları da sayılıysa…
-Bir şey bulamayınca olmayan saçıma, kel başıma laf sok, çok güzel.
————————————————————-
- Açılın,açılın doktorum ben. Aaa ne fena vurmuş, demek ki virajı alamadıysa.
+Yok hemşerim, buzlanmadan dolayı hep.
- Ee abim benim, zincirsiz çıkmayacaksın, o kadar uyarıyorlar yani.
————————————————————–
- Onu gerçekten elde etmek istiyorsan…
+Yoo, vazgeçtim.
- Git konuş onunla.




son yorumlar