upuzun süren öğrenim hayatlarımızda kimimiz ilk, kimimiz orta, kimimiz lise ve üniversite yıllarını hiç unutmaz. ben ortaokul yıllarını unutamayanlardanım. devam ettiğim lise kendi tercihim olsa da, hem arkadaşlıklardan hem öğretmenlerden hiç hazetmedim. zaten hiç biri ile sonradan görüşmedim. ama ortaokul yıllarım öylemi ya? hayatımın en zor yılları olmasına rağmen o yıllara ait biriktirdiğim anılarım hala taptaze kokar burnumda. bundan yirmibir yıl önce. çocukluğumu seksenli yıllarda bırakıp doksanlı yıllara balıklama atladığım [...]

biliyorum. bazılarınız benim burayı eskisi kadar ziyaret etmediğimi, tükkanı boş bıraktığımı sanıyor. ama yanılıyorsunuz! her an buralardayım. şu sağ tarafa bir zımbırtı koysam ve “gry şu anda sitede” yazsa aksini göremezsiniz o tabloda. ancak kadim bir dostumun geçmiş zamanlarda söylediği gibi; “insan mutlu olunca yazamıyor kanka”. evet çok haklıymış meğer. bu aralar fevkaladenin fevkindeyim. bundan dolayı mıdır bilemiyorum yazamıyorum.. mutlu yazılar yazmayı ne zaman becereceğim konusu aklıma kurcalaya dursun, temizlikçi [...]

son zamanlarda değil ağzını silmek şeker niyetine yenilebilecek cicili bicili peçeteleri görünce tekrar bir çılgınlığa dönüşebileceğini düşündüğüm koleksiyon var ki; seksenli yıllarda çocuk olan on kızdan en az altı tanesinin sahip olduğu peçete koleksiyonudur. erkek çocuklarının pul koleksiyonuna inat hemde daha masum bir koleksiyondu. misafirliğe gittiğim evlerde pasta börek dolu tabağın yanından bana göz kırpar, yada yemek masasında alımlı alımlı dururlardı. hayır ağız silinemezdi o güzelim peçeteye. tabii hemen alır, buruşturmadan itina [...]

Yaz ayının derin rehavetinin atılmaya çalışılıp sonbaharın arsız model sarı rengine alışma evresidir yazdan sonbahara geçiş… * Tatile çıkanların tatilden dönmesi, hiç çıkmamış olanların ise evi tatil modundan çıkarma evresidir bir yerde de… Tatile çıkanlar, tatildeki eş – dost ile vedalaşmaya bir hafta önceden başlar ki; biz kesin gidiyoruz seneye kadar yokuz mesajı iyi verilsin… Son hazırlıklar beş kez yapılır, zira hep unutulan veya lazım olan bir şey olur bavullar [...]

Zaman… Kaybetmek istemeyip de kaybettiğimiz ve bir daha asla kendisine kavuşamadığımız şey… Çok garip… Kaybedeceğimizi bildiğimiz halde ona sahip çıkamıyoruz! Onu iyi değerlendiremiyoruz. Her zaman olduğu gibi yine sahip olamadık geçen zamanımıza… Bak yine bir sürü gün, ay geçti ve yine geldik ramazan-ı şerife… Ama biz hala uyanamadık. Camilerin mahyalarını fark edemedik. Davulcuları duymadık. Pidecileri merak etmedik. O bir birinden leziz yemeklerle donatılmış iftar soframız nerde, bilemedik. Sultanahmet meydanındaki şenlikleri [...]

Tatilin son bir ayına girmiş bulunurken bir kısa bakış atmak istedim tatile, tatillere… * Sosyetenin durağı her zamanki gibi çok paraya az hizmet politikasının olduğu yerlerdi. Günlük 100 liradan bizim iki liraya kiraladığımız şezlongların kiralandığı plajlarda gene bizim BİM’den 20 kuruşa aldığımız şişe sulara 5 lira vermekten beis duymadılar… Sonra niye kriz diye bağırıyor bu millet anlamıyorum! Sen de şezlongu 100 liradan kiralat olsun bitsin arkadaş… * Tatil denince akla [...]

yıkık binalar, yerle bir olmuş yaşamlar ve hasarlı ruhlar… dün gece uyumadan önce aklımda tek bir şey vardı. on yıl önce bu odada, bu yatakta geçirdiğim ömrümün en uzun kırkbeş saniyesi. kulaklarımda o şiddetli uğultu; bina çatırtıları, çaresiz insanların feryatları ve susmak bilmeyen acı ambulans sesleri… yüreğimde bir acı; günlerce yakınlarımızdan haber alamamak, her yeni gün bir yakınımızın ölüm haberini almak… bedenimde bir ürperti; bahçelerde üzerime yağan çiğ, üşüyerek uyandığım sabahlar… burnumda [...]

Yürekten yüreğe kurulan bir sevgi bağıdır muhabbet… Her kelimesinde gülen bir çift gözün o sıcacık tebessümü gizlidir. Her harfi umut doludur, hayat doludur son zerresine kadar. Samimiyetin o ılık esintisinde kaybolup gider rengi karaya çalan her şey… Çünkü biliriz ki samimiyetsizliğe yüz tutanlar kimseye gönülden bağlanamayanlardır. Ve biliriz ki gönülden bağ kuramayanlar muhabbetin değerini bilmeyenlerdir. Muhabbetse dosta ve dostluğa giden yolda belki de en önemli adımdır… Zaman akar, zaman durur, [...]

Bir gün enstrüman meclisinin üyeleri toplanır. İki farklı grup halinde beklemektedirler. Bu bekleyişin nedeni iktidar ve muhalefeti belirlemek içindir. Bir grupta gitar, piyano, klarnet, trompet vs. vardır. Bu grubun lideri gitardır. Diğer grupta ise ney, kanun, ud, def vs. vardır. Bu grubun lideri ise ney’dir. Gitar ney’e der ki; “Ben, batının bağrından koparak gelen, altı tane bir birinden güzel tellerle donatılmış ve günümüzde bütün genç insanların gönlünde taht kurmuşum. Beni [...]

İçim dolup dolup taşarken elim gitmedi yazmaya. Günlerdir düşündüm, gecelerce uykusuzluğumla dertleştim. Kararsızlığın o zifiri renginde kendimi aradım. Seslendim, bağırdım, sustum… Bir mahkûmdu dört duvar arasında bekleyişlerim. Şimdi geçiverdi hepsi. Çünkü birden yirmi dörde kadar sıralı olan sayıların yanındaki boşlukları doldurdum sonunda. Yanlarına yazdığım yedi haneli sayıları birkaç kez kontrol ettikten sonra gerekeni yaptım. Niye bu kadar zorlandın demeyin. İnanın bende bilmiyorum. Bütün bir yıl dershanelerde, okulda geçirdim günlerimi. Çok [...]