
Ey sevgili, seni düşündüm bir anda yine, her an yanımda olmanı istercesine. hayran olunası merhametine ve kudretine daldı yine yüreğim yardım dilercesine. düşündüm de nasılda bu kadar büyüklükle sevebildin bizleri. en sevdiğin acı çektiğinde, kör gözlerin bakışları arasından ve taş olasıca ellerin attığı taşlarla canı yanan sevdiğine ses etmedin bile bile. yaşanması gerekliliği için sevdiğin için ya da sevdiğinin merhameti için kahretmedin kararan gözlere ve helak etmedin kaldırılan elleri. en kötüsüne bile bekledin ve çoğu zaman affeyledin sonsuz büyüklüğünle. bu güzelliğine ses etmedi sevdiğin ve duraksamadı bile, dilinden kötü bir harf çıkmadı ve nefesine kurban olduğum hiç kapamadı gözlerini acınası gözlere. sevdiğinin kolunu dayadığı bir odun parçası dahi olamadık ama yine de sevdin bildik bizleri.
şimdi sesleniyorum sevdiğim sana, gireyim bir dolu sevgilin arasına, kat beni de kervânına. bu büyük merhametini bilircesine yalvarıyorum sana, affeyle senin olmadığın her anıma…





Amin… Duamız olmasa ne yapardık acaba. sağolasın esved.
amin…
amin velhamdülillahi rabbil alemin
HZ.RABİA’TÜL ADEVİYYE… Bir gece namaz kılmak için seccadesini serer Namazını bitirdikten sonra şöyle bir duada bulunur; Ya Rabbi (C.C.) şu vakitte bir çok kimse uyudu, bir çoğu sevdiğine gitti, bende sana geldim, çünkü benim sevdiğim Sensin..
Sonra zikire başladı ve seccade üzerinde zikir çekerken uyuyakaldı. Bir hırsız girdi evine biraz sonra, bakındı sağına soluna, oldukça az ve eski eşyaların olduğu fakir birinin eviymiş bu ev diye düşündü. Ama bir kaç parça eşya almadan çıkmak olmaz diye düşündü.
Torbasına doldurduğu bir kaç parça eşya ile tam evden çıkacakken birde baktıki kapı yok! Az önce girdiği kapı hiç biryerde yoktu, her yer duvardı. Aldıklarını bıraktı ve tekrar çevresine baktı, kapı orada duruyordu.
Tekrar torbasına doldurdu eşyaları ve tekrar baktı ki kapı yine yoktu! Bu işlemi tam 3 kez tekrarladı.
Tam o esnada duvarlar dalga dalga yarılarak dediki;
Ey hırsız! Seven uyudu ama Sevilen ayakta!
esvedim; duana dua ile….
“Ey hırsız! Seven uyudu ama Sevilen ayakta!” yüreğine sağlık aslım, sevmekten çok sevilmek daha güzel bi duygu demiştik. Rabbim tarfından sevilmek bize nasip olsun inş. “Ey hırsız! Seven uyudu ama Sevilen ayakta!” değerin güzelliğine bakarmısın? sen uyuduğunda yada her halinde asla uyumayan rabbimin sürekli gözetimindeyiz. bu arada bize seslendiğini duymak nasip olur inş. uykuda bile olsa yani her an…
AMİNNNNNNN. O’nu her düşündüğümde,tarif edemiyorumm hiçbirşey yaa hiçbirşeyyy ruhumun kalbiminn tıka basa dolmasına rağmenn, bir tatlı hüzün hissediyorum damağımda, sevgisine layık olmadığımı sonuna kadar bilerek, tüm yüzsüzlüğümlee istiyorum sadece
dua biz kullarına mahsus, dua olmasaydı ,ayakta kalmamız zor olurdu. kefaluka yüzsüzlük yapıp sürekli istiyoruz ama istememizide istiyor
“Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O’na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah’ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. (Araf Suresi, 55-56)”
> Ne kadar da güzel bir dua.. Tüm içtenliğimle ben de amin diyorum..
amin’ine bende amin diyorum konyalı…
> Harika.. ;)
esvedim… bak yine yaptın
affeyle senin olmadığım her anına…
fazla söze gerek yok…
sen konuşurken ben susacağım… sonsuz amin eksik olmasın duandan..
sende hep konuş, konuş ki dualarım dualarına karışsın, güçlensin, beraber daha çok yalvarsın
Halil Necipoğlu’ndan – Affetmeyi çok seversin…
tüm gönüllere ikram edilir…
@eflatun, @pafuli, @zaliha; canlarım aminlerinize amin diyorum
“Akıl, onu çabasıyla anlayamaz; anlayamaz amma çabasından da ne vakit kurtulur akıl? Çabasını bırakırsa akıl değildir o. Anlaşılmaz, anlamaya imkân yoktur amma akıl, ona derler ki gece-gündüz, o tek sevgiliyi anlamak için düşüncelere dalar, çalışır-çabalar, kıvranır-durur, kararsız bir hale düşer. Akıl, pervaneye benzer, sevgiliyse mum gibidir. Pervane, kendini muma vurur, yakar, helak olur-gider; fakat pervane de ona derler ki o yanıştan zarar görse, elemlere düşse bile muma dayanamasın; kendisini atsın-gitsin. Bir yaratık olsa da pervaneye benzese, fakat mumun ışığına dayansa, kendisini ona atıp yakmasa o yaratık, pervane değildir. Pervane de kendisini mumun ışığına vursa da o ışık pervaneyi yakmasa ona da mum demezler. Şu halde Tanrıya dayanan, ona ulaşmak için çalışıp çabalamayan kişi, insan değildir; fakat Tanrıyı anlar-bilirse o bilinen-anlaşılan da Tanrı değildir. İnsan ona derler ki çalışıp çırpınır, Tanrının ululuk ışığının çevresinde rahatı-kararı kalmaz.Tanrı da odur ki insanı yakar-yandırır, yok eder-gider, fakat hiçbir akıl, onu anlayamaz.” Fihimafih
‘Ben’i arayan Beni bulur. Ben’i bulan, Ben’i tanır ve bilir. Ben’i bilen Ben’i sever. Ben, Ben’i sevene aşık olurum. Ben, aşık olduğumu öldürürüm. Benim öldürdüğümün diyetini ödemek yine Bana düşer. Ben’im öldürdüğümün diyeti ise, bizzat Ben’im.’ ibn arabi
Meşakkatli ve çok zor bir yol….
Duana, duamla; Rabbim göğsümüzü genişlet bilgimizi arttır.