Son cümlesi şuydu: “Ben nerdeyim, ben kimim?” Belki bir hilkat garibesi, kimbilir… Sonra bedeni aynıydı hiç bir değişiklik yoktu. Aynı eller, aynı göz, aynı yüz. Ama gözleri kapalıydı ve kalbi bütün heycanını yitirmiş bir tık bile vermiyordu. Onu öyle görenler artık hiç kımıldamayacak, gözlerini hiç açmayacak, artık hiç konuşmayacak dedi. Ama bir insan böyle çok sıkılmaz mı, diye düşündüm kendi kendime. Hem niye hiç konuşmuyor, hareket etmiyor. Nefes almamak sanırım [...]
şimdilerde adını pek de anmadığım bir şehrin bana kattığı güzelliklerdendir kefaluka. o şehir ikimiz içinde vatan-ı ikâme idi bir zamanlar. ilk günlerin tedirginliğinide, son demlerin hüznünü de aynı zamanlarda tatdık. pek çok güzel anı var kefalukam sana dair. o yüzden parça parça cümleler. acı tatlı günlerimiz oldu demek isterdim ama bu koca bir yalan olurdu. belki yorucu ama asla acı değil hep tatlı günler canlanıyor bu yazıyı yazarken zihnimde.
çocuklara şeker vermeyi, dedelerin ninelerin elini öpmeyi, annelerin babaların boynuna sarılmayı, kardeşleri kucaklamayı, sokaktaki kimsesiz çocuklara yeni yeni ciciler almayı, bayram namazı çıkışında tanımadığınız onlarca kişiyle sadece insan oldukları için bayramlaşmayı… KISACASI HERKESİ SEVİNDİRMEYİ BU BAYRAM DA UNUTMAYIN! bitli limon ailesi adına.
en şiddetli soğuk yakar ya hani aramızdaki soğukluk da yaktı beni kimbilir belki sabır terzisi diker hayat kumaşımın tüm söküklerini derler ya sabır ateş gibi buzdaki yangınmış o ateş demek ki seni görmeyi geç, düşündüğümde dahi hissederim ta ciğerimde sıcacık serinliğini kelimelerle anlatmak mı güzelliğini, ne gezer!? kim derse ki ben anlatırım seni inanmam, kabul etmem onun şairliğini çünkü Allah metheylemiş seni gayrı bu kadarı kâfi değil mi?
post osmanlı olarak adlandırılan bir müzik yapan avusturyalı grup. türk fatima spar ile birlikte avusturyalı, ukraynalı, makedon ve sırp sanatçılardan oluşan grup, new orleans swing, gypsy, pop ve punk arasında bir çizgide buluşmakta.
Hepimiz gelip geçici değilmiyiz aslında? Gelip geçenler günler gelip geçtikçe duygular değil de insanlar olacak bunu da biliyorum. Gelip geçenler her seferinde hayatının, duygularının içine edip ve defolup gitmezler mi öylece? Böylece artık umut bulacağın, kendini yaslayıp güven duyabileceğin birileri kalmaz taa ki yenisi gelip senin düzene koymaya çalıştığın hayatın ve duygularının tekrar içine edene kadar… Elbet ben de diğer insanların hayatlarının içine edeceğim, belki de etmişimdir de… Ama duygularına [...]
Bu başlığı bütün masallarda anlatılan kötü karakterlerin yaptıklarının yanına kar kalmayacakları görüşü gelir aklımıza, en azından şahsen benim aklıma, hani lisede bir kompozisyon isteseler benden herhalde alibaba ve kırk haramileri yazardım bunu üzerine ki fenada not almazdım hani, gel gör ki gerçekler böyle değil -yok yok aslında öylede öyleyken öyle değil; şöyle ki; mesela kötü bir futbolcu düşünün,misal golcüdür,trilyon kapısından götürür her sene hamuduyla, sonrada bir elin parmaklarını geçmez attığı [...]
içimde kelimeler dışarı çıkmak için can çekişirken, benimse kalemi almaya takatim yok. hepsi zihnimde avaz avaz bağırıyor, bir imdat bekliyor, bir yardım eli… ama uzanıp çıkaramıyorum hiçbirini… biraraya gelmek için, anlamlı olmak için, bir cümle olmak için çırpınıyorlar, yalvarıyorlar, yakarıyorlar ama amenna…
ilk çocukluğum maraş-antep arasında geçti. bayramlarda seyranlarda ve minimum tüm tatillerde otobüse atladığımız gibi kendimizi antep de bulurduk. öğretmenlerin o herkesin gıbtayla baktıkları tatillerini düşününce antepte geçirdiğimiz zamanları tasavvur edebilirsiniz. yine bir yaz tatiliydi ailecek maraşın o eski otobüslerine atlayıp yola koyulmuştuk. gurbetlik işte insanın memleketini öyle allayıp pullar ki… zaten yazın başı havalar sıcak bir de klimaların hüküm sürmediği otobüsleri düşünün. ayrıca otobüs güzergahınıda göz önüne alınca yolculuk meşakatlı geçerdi. [...]




