Sevgili Hayatım, Satırlarıma başlamadan önce bana ayırdığın bu sayfanın, hiçbir beyaz sayfaya benzemeyişi dikkatlerimden kaçmadı. Geçmişim, hatalarım, günahlarım ve sevaplarımla bunca yıldır Hakkı unutmadın ve devam ediyorsun. Öncelikle bu sebepten dolayı seni tebrik ediyorum. Satırlarıma, dedemin 5 yaşındayken bana soyup verdiği salatalıktan başlamak istiyorum. Çocukluğumdan hatırladığım en eski kare. Nasıl benliğime işlemişse artık bir dedenin torununa salatalık soyup vermesi benim ilk fotoğrafım geçmişimden… Leziz bir andı… Sonra aklıma kadınların “aslan [...]
inanın bu yazıya nasıl başlayacağımı bilmiyorum. yaklaşık bir ay önce yaşadığım daha doğrusu farkettiğim, bana göre ilginç bir ayrıntıyı sırf anlatmaya nasıl başlasam düşüncesiyle erteledim durdum. ama artık nasıl olursa olsun anlatacağım, iyice kaşıntı yapmaya başladı bu bit… kadıköy rıhtımdan eminönü’ne gidiyordum. üç beş dakika iskelede bekledikten sonra apar topar vapura bindim. fahri s. korutürk’tü vapurun ismi… vay arkadaş, vapurun trafiğe çıkış tarihi benim doğum günümle aynıydı. vapuru incelemeye koyuldum. [...]
öncelikle buradan buyrun.. korkmuyorum artık senden gece korkmuyorum hiç karanlık üzerime gel istersen sar beni ben kaçıp gitmem korkmuyorum artık senden yalnızlık korkmuyorum hiç korkmuyorum yüreğime vur vur istersen kalmadı hiç kaçıp gitmem
farkında olmadan her gün uyandığı saatten erken uyandı. farkına varamadı çünkü uykusu o kadar mekanikleşmişti ki uyandığında saate bakma ihtiyacı duymuyordu uzun süredir. yataktan yavaşça kalkıp pençereyi açtı. yağmur kokusu… gece yağmur yağmış olmalıydı. yağmur kokusunun güzelliğiyle oyalanmadan (çünkü çok sıradan bir tabloydu onun için) lavaboya yöneldi. elini yüzünü yıkayıp mutfağa geçti. sıcak suya ipin ucunu daldırdı. kırmızı bir renk yayıldı bardağa. bir an kırmızılığa bakakaldı, bilinçsiz. ocaktan gelen sesle [...]
Regina Spektor – Hero çalarken fonda, durmadan, durmadan, durmadan… Kasyacı yine döndü bu diyarlara. Üfledi parmak uçlarını ve dokundu tuşlara… “Merhaba bayanlar baylar, İşte karşınızda hayal kırıklıklarının efendisi. Bulutların pamuk şekeri olamadığı tek yerin yegâne vârisi, hiç tükenmeyen haykırma isteğinin ve hiç bitmeyen güçsüzlüğün en uğrak yeri…” Bir terslik vardı bu yazıda… Mutluluğu hiç öğrenememiş bir adamın sözleriydi bunlar. Hiç bir zaman öğrenemeyecekti de. O akşam çok içmişti yine hüzün [...]
birbiriyle yarışan damlaların alabildiğine hızıyla koşturuyor zaman. şöyle bir durup seyredeyim diyorum, asla yetişemeyecek olmanın öğrenilmiş çaresizliğiyle… anın üzerinde durmuş zamanı izliyorum. ödevini yapmamış kaygısız çocuğun umursamazlığı var üzerimde. bi ayrı hoşum bu gece, bu yerde, bu demde… uçurtma yapıp uçurduğum düşlerimle gitmiş hislerim, kalanlarada haşhaş kabuğu kaynatıp içirdim. sade kalmışım bu gece, bu yerde, bu demde… zamanı izliyorum doping almış yarış atı gibi uçarken, peşinden heyecanlı kalabalık, tüm insanlık… [...]
Yeter Artık Deli Gönül Düşündürdü yine beni gözlerin Her bakışın içimde ateş olur Beni benden alır senin sözlerin Biri biter ötekisi dert olur Beni benden alır senin sözlerin Biri biter ötekisi dert olur Geçmişte kaldı artık mutlu günler Deli gönlüm sana hala vurgundur Yeter artık yeter gönül feryat et Bir bakarsın düşlerin gerçek olur
Ne demeli ki şimdi… Es-selamu aleyke ey bitli limon milletinin insanları mı? Yoksa ”şey.. meraba… ben aranıza yeni katıldım mı? Bu gibi başlangıçlar beni daima sıkmıştır. Yani bir yere ilk kez gidiyorsam ve orada çok iyi anlaşan bir arkadaş güruhu varsa susarım. Susarım ve öylece beklerim. Ta ki biri gelip. “meraba ben şahap sayılgan” diyene yani gelip ismini söylerek benden de aynı karşılığı bekleyeceği zamana kadar. Nadi kalemdar kardeşim bir [...]
Hem yeşil, hem mavi… İnsanlığın kurtulmak için yığılacağı birkaç yerden birisi bence. Değişen iklim şartları sonunda insanları çileden çıkartacak ve insanoğlu zincirlerini kıracak. Yeşilin, suyun, temiz havanın tek numunesi olan oralarıda harcamak, tüketmek için. Yaşlı dünyamızın teselli ikramiyesi. Doğu karadeniz… Hiç bir nisaya böyle aşık olmadım ben.Yok böyle bir güzellik. Çankırı’dan çıktık yola. Karasal iklimin somurtkan ama bütün bütün mertliğiyle erdem dolu anadolu bozkırları bize yoldaşlık etti. Kah TRT Fm’in bizi güldüren [...]
selam millet sonunda bir şeyler yazabildim. uzun zamandır yoktum. ”buralar bir zamanlar dutluktu” diyebilecek kıvamdayım şu an. 2 haftadır çok hastaydım ben. valla lan! lan derken kabalık olsun diye demedim bak. gayet samimiyim. yine farenjit artı grip ikilisi beni iki hafta kadar sahalardan uzak tuttu. iğne ve ilaç dışında evden çıkmadım. sigaramı komşunun oğluna aldırdım. sepetimiz olmadığı için ip bağlayıp bakkala salamadım. bizim apartmanımız süper lüks olduğu için tüm ihtiyaçlarımı asansöre koydurup 4. [...]




