17 ağustos 1999

17 Ağustos Marmara depremi acısının üzerinden tam 11 yıl geçti. hangimiz depremde yaşadıklarımızı ve kaybedilenleri hatırlayor ve hatırlayıp düşünüyor. bizler burda ne arıyoruz. ne için yaşıyoruz. sadece korku anında çağırdığımız ve yalvardığımız Allah’ı, korku geçtikten hemen sonra nasıl da unutuyoruz. çok acı günlerdi o günler, büyük kayıplar yaşadık, her kurtarılan kişiye milletçe sevinç gözyaşları döktük. en azından bugün internette deprem resimlerine bakıp o insanların neler yaşadığını ve şükretmemiz için binbir tane nedenimiz olduğunu hatırlayalım.

Allah depremde ölenlere rahmet eylesin, kalanlara sabır versin. bizlere bir daha böyle keder yaşatmasın. amin…

sıkıntı kutusu kategorisine gönderildi | 5 yorum

vızz vıııızzzz

10:27 vızz vıızzz vııııızzzzz 

yavaşça gözlerimi aralıyorum küçük bir sinek tavaf edip duruyor başımda göz kapaklarıma söz geçiremiyorum gözlerim kendiliğinden kapanıyor.

10:29 vızz vıızzzz

ayağımda bir gıdıklanma gözlerimi açmadan hafif ayağımı kımıldatıyorum.

10.30 vııızzz vızz vız

galiba kolumun üzerinde kolumu kendime çekiyorum

10:33 vıızz vız vız

yine kafamın üzerinde tavaf edip duruyor. gözlerimi açmadan pikenin altına giriyorum

10:35

Okumaya devam et

ortaya karışık kategorisine gönderildi | 6 yorum

sükutuma…

sorularıma evet cevabını verirken sen, kalbimin bu kadar acıyacağını tahmin edememiştim hiç. yoksa bu kalbimin bir oyunu muydu? seni en derinlere saklamış, en dibe atmış göremedim varlığını. hep yok diye kandırdı beni. madem yoktu şimdi niye çektiriyorsun bana bu sancıyı. neden nefes alırken ferahlamak yerine canımı yakıyosun. sen benim parçamsın kalbim. sen bensin… neden beni kandırdın???  sana hep söyledim oranın tek sahibi Rabbim olmalıydı. bunu sana hep anlattım. sende bana inanmış gibi görünüyodun hep. hiç itiraz etmedin şimdiye kadar. peki neden şimdi su koyverdin böyle mızıkçı çocuklar gibi. oyunda ağlayanın başı kel olur sana hiç söylemediler mi? şimdi ben sana ne söyliyim. beni inandırdığın yalanın hesabını ikimize kestiler. çaresiz senle birlikte ödüyorum bu hesabı. beni kandırdın. yok demiştin. meğer en derinlerdeymiş. kanayınca anladım…

karanlık kutu kategorisine gönderildi | 11 yorum

Hoşgeldin Şehr-i Ramazan…

BAKARA SURESİ:  183 Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.

BAKARA SURESİ:  185. Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.

TEVBE SURESİ :  112 Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahet ederken oruç tutanlar, rükû edenler, secdeye kapananlar, iyiliğe özendirip kötülükten sakındıranlar, Allah’ın sınırlarını koruyanlar… Müjdele o müminleri!

Okumaya devam et

mutluluk kutusu kategorisine gönderildi | 7 yorum

karanlıktı, çok karanlık

eskiden, çok eskiden oturduğum sokaktaki 3 katlı kapalı otoparka kaçardı topumuz.
ne zaman almaya insem korkuyla çıkardım o karanlıktan.

fotolog kategorisine gönderildi | 2 yorum