birine mi bakmıştınız?

fotolog kategorisine gönderildi | 4 yorum

yehoo!

sonunda uzun zaman sonra bu yıl istanbul dışında tatil yapma şansını yakaladım. bitli’m ile birlikte ortalığı sallamaya gidiyoruz. bekle bizi alanya!

mutluluk kutusu kategorisine gönderildi | 5 yorum

azap

yüreğimi hınca hınç doldurdum şimdi. duyduğum ve duymak istemediğim tüm sesleri tıkıştırdım içine. unutmak istedikçe, kaçtıkça kendimden; bana yine en yakın olan bendim… boşunaydı çabam. yersizdi sevgim. böylesine unutmaya çalışmak imkansızdı benim için. içim yangın yeri, yüreğim en derin zifiriydi ve sen hayatımda ki en büyük yanılgı bense gönlündeki en derin pişmanlıktım şimdi. gittin… ben değildim seni kendinle bırakan. her kelimenle yüreğimin en orta yerine bir bıçak darbesi saplayan sendin. değdi mi? bensiz geçen günlere, acı çektiğin her güne kefaret mi içinde çırpındığın boşluk. acını kendine saklaman yetti mi seni haklı çıkarmaya? artık benimde tat alamadığım uykularım var… benimde sus pus acılarım var gönlümün en kuytusunda. adını her duyduğumda gözlerimden akamayan yaşlar, yüreğimi daraltan sancılarım var… adını her söylemeye çalıştığımda boğazımda düğümlenen harfler var sıra sıra. gecenin en hain zamanları yapıştı ömrüme. sessiz bir haykırışla bölünen uykusuzluklarım ders oldu bana. merhametten de maraz doğarmış bunu da öğrendim sayende. sayende hiç hak etmeyen insanları mutsuzluğunla mahvettim. ne acı dimi… benim bile olmayan bir mutsuzluğu beni seven insanlara pay ettim. niyetim onları üzmek değildi, seni mutlu edebilmekti halbuki. ne içindi savaşım, kimeydi? boşa kürek çekerken ben gözlerine dalıp gittiğin için mi fark etmemiştim aynı yerde dönüp durduğumu. yasaklara meyillenmem neyin bedeliydi? hayatımın tek bir noktasında senin ömrüne denk gelmem hayır mıydı şer miydi? ağır enkazlar altından burnu bile kanamadan kurtulan yüreğin şans eseri mi yaşamayı seçmişti. yoksa senin ki başından belli bir yenilgi miydi?

Okumaya devam et

içses kategorisine gönderildi | 5 yorum

Beraat kandiliniz mübarek olsun…

Şaban ayının 15. gecesidir. Tefsirlerde Kur’an-ı kerimin, Levh-il-mahfuza bu gece indirildiği bildirilmektedir. Âyet-i kerimede buyuruluyor ki: ”Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.” (Duhan 2,3)

Her sene Berat gecesinde, o yılda olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuzda yazılır. Resulullah efendimiz, bu gece, çok ibadet, çok dua ederdi. Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki: ”Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.” (Nesai)

Yine hadis-i şerif meallerinde; (Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace] (Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani]

ortaya karışık kategorisine gönderildi | 4 yorum

kutu koleksiyonum

Her biri birbirinden eşsiz hazinelerim. Hatıraların unutulduğu, değersiz görüldüğü günümüzde zamana en iyi meydan okuyan metal objeler. 1973’ten kalma Zambo Düdük Şekeri kutusu mu dersiniz yoksa Sovyetler Birliği döneminden kalma müzik kutusu mu? Belki de alamancı dedemlerden kalma Mocca kahve kutusu mu? Evet, evet, o da 70’lerden… Tek bildiğim hepsinin birer kronolojik hazine olduğu… İçinde nice hayatlar gizlidir kim bilir?

bit pazarı kategorisine gönderildi | 12 yorum